Neden SÖDER ?…
Prof. Dr. Mehmet TURAN

Neden SÖDER ?…

 

Okuma-yazma ve matematiksel hesap yapmaya dayalı temel eğitim faaliyetini yüzyıllarca yürüten Sınıf Öğretmenliği mesleğiyle ilgili kendine özgü herhangi bir sivil toplum örgütünün olmaması ve bu mesleğin gün geçtikçe itibarının düşmüş olması bizleri 2012 yılında SÖDER çatısı altında bir araya getirdi. Artık Sınıf Öğretmenlerinin sesini duyup onların sorunlarının çözümünde yanlarında olan bir dernek var. O derneğin adı; Sınıf Öğretmenleri Derneği yani SÖDER’ dir.

Mevcutta faaliyet gösteren eğitim sendikaları sınıf öğretmenliği mesleğinin geleceğine yönelik politikalar geliştirirken genellikle olaylara siyasi ve ideolojik bir bakış açısıyla bakmakta ve bu durum bizim kendi içimizde örgütlenme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bunun en son örneğini 4+4+4 eğitim sistemde görebilmekteyiz.

Sınıf Öğretmenliği mesleği son yıllarda 4+4+4 sistemiyle birlikte çok yara aldı. Atama, tayin, tercih, ücret vb. birçok sorun yaşanmakta. Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın yaşadıkları sorunlar ve çözüm yollarına dayalı bir örgütlenme ihtiyacı son yıllarda had safhaya ulaşmıştır. Bu açıdan sınıf öğretmenliği mesleğine gönül vermiş tüm meslektaşlarımızı, öğretmen adaylarımızı SÖDER e üye olmaya ve katkı sağlamaya davet ediyoruz. Sınıf öğretmenlerimiz haklarının savunulmasını istiyorlarsa mutlaka güçlerini birleştirmelidir. Biz de tüm sınıf öğretmenlerimizi SÖDER çatısı altında güçlerimizi birleştirmeye çağırıyoruz.

Sınıf öğretmeninin eğitimdeki ve toplumdaki önemi…

Öğretmeni, insan davranış değiştirme mühendisi olarak tanımlamaktayım. Sınıf öğretmenliği ise insan davranış değiştirme mühendisliği mesleğinin temelini oluşturmaktadır. Bu yönüyle Sınıf Öğretmenleri eğitimin temel taşı olan ilkokul temel eğitimini 1. Sınıftan 4. Sınıfa kadar üstlenerek çocuğun hayatında en önemli etken olmaktadırlar. Hatta kimi çocuklar büyüdüklerinde anne-babalarından çok sınıf öğretmenlerinin kendi üzerlerinde daha fazla emeğinin olduğunu gururla söylerler. Bu da mesleğin önemini gözler önüne sermektedir. Yine unutulmamalıdır ki; “Her öğretmenin ismi unutulabilir, Ama sınıf öğretmenlerinin ismi asla unutulmaz” sözü her zaman toplumca ve öğretmenler camiasınca kabul görmektedir.

  

Öğretmen mi? Yoksa Eğitmen mi?

Önce eğitimin, daha sonra öğretimin önemli olduğunu düşünüyorum. Eğitim olmadan öğretimin, öğretim olmadan da eğitimin tek başına yeterli olabileceğini düşünmemek gerekir. Bu açıdan ister öğretmen, ister eğitmen olsun, isme fazla takılmadan, öğretmenlerimizin sevgi, sabır, şefkat ve fedakarlığa dayalı mesleğini yürütmeleri bizim için daha önemlidir. Zaten SÖDER olarak sloganlarımızdan biride; Sınıf Öğretmenliği; sevgi, sabır, şefkat ve fedakarlık mesleğidir.

DİĞER YAZILAR